ANKARA LOFTS

Konaklama // 2006 // Ankara // 12000m²

Ankara’da Ümitköy mevkiinde yer alan ve imar planında “özel yurt” arsası olarak nitelenen bir alanda proje geliştirilmesi gündeme geldiğinde yurt kavramı ile küçük konut kavramını biraraya getirmek için bir zemin oluşmuş oldu. Yurt kurumsal yapısı nedeni ile kolay aidiyet ilişkisi kurulamayan, sahiplenilmiş bir konutun sağladığı özgürlüğü ve bireyselleşmeyi sağlamayan bir yapı türü olduğu için bu yapının bir anlamda küçük ve bağımsız, gençlere ve öğrencilere ayrılmış konutlardan oluşan, bir blok olarak ele alınması düşüncesi bir tasarım çerçevesi olarak benimsendi. Böylelikle sadece standart üniversite öğrencilerinin ötesinde çalışarak yüksek lisans yapan öğrencilerden, yanlız yaşayan bir kesime varan geniş bir kullanıcı gurubunun hedeflenmesi öngörüldü. Yapının içindeki birimlerin adeta bağımsız konutlar gibi kendine yeterli üniteler olması, bu anlamda kendi mutfak ve banyolarını barındırmaları, bir başka deyişle küçük konut ünitelerini simüle eden stüdyo daireler biçiminde ele alınmaları düşünüldü. Burada bir başka kriter de birimlerin birden fazla kişi tarafından paylaşılması ya da nispeten büyük mekan talep edilmesi durumunda buna cevap verebilecek bir esneklik barındırması idi. Bu nedenle birimlerin tasarımları bölünebilir iki ana yaşama mekanının biraraya getirilmesi, bu iki ana mekana hizmet verebilecek ama bağımsız olarak da kullanılabilecek birer mutfakçık ve banyo birimi ile desteklenmesi düşüncesi ile gerçekleştirildi. Yapının genel mimari kurgusu içinde bu baz birimin yanısıra daha büyük ve daha küçük birimlere de yer verildi. Arsanın topografik girdileri kullanılarak binaya farklı kotlardan giriş alınabilmesi, böylelikle bina programında yer alan sosyal ve ticari mekanlarla konut girişlerinin birbirinden ayrılması sağlandı. Benzer biçimde binanın zemin kotlarında yer alan ticari mekanların üzerinin ağırlıklı olarak bina kullanıcılarına hizmet verecek birimleri içeren bir teras olarak değerlendirilmesi, böylelikle dış mekan kullanım olanaklarının arttırılması düşünüldü. Bu teraslanma düşüncesi yapının üst katlarında da sürdürülerek üzerinde yer alınan topografik zeminle bütünleşik bir imaj oluşturulmasına gayret edildi. Yapının plan kurgusunda ise üzerinde ana dolaşım koridorlarının ve ana merdivenin yer aldığı bir atrium doğrudan ışık alacak biçimde yapının kuzey cephesine yerleştirildi. Böylece tüm konut kullanımlarının doğrudan güney ışığı alması ve eğimden kaçarak yola ve yerleşim alanına bakması sağlandı.