KAZAKİSTAN MİLLİ KÜTÜPHANESİ

Kültür // 2008 // Astana // 48000m²

Kenti Temsil Eden Bir Yapı Olarak Kütüphane: Kazakistan Milli Kütüphanesi - Astana

Tarih boyunca kütüphaneler sadece bilgi ve belgelerin biriktirildiği bir belgelik olmamış aynı zamanda kentlerin ve uygarlıkların gelişmişlik düzeyini temsil eden fiziksel semboller olmuşlardır. Endüstri Devrimi sonrasında giderek gelişen iletişim teknolojileri ve bilgiye uzaktan erişim olanakları kütüphanelerin işleyiş biçimi ve toplumsal işlevine yönelik radikal dönüşümler geçirmesine neden olmuştur. Günümüzde internetin alternatif bir bilgi erişim ortamı olarak yerleşmesi, görsel dokümantasyon olanaklarının artması bilginin birikim ve dağılımını yere bağlı olmaktan çıkarmış, esnek ve küresel bir organizasyon getirmiştir. Bu durum kütüphanelerin biriktirdiği dokümanlardan bunların biriktirilme, dağıtılma ve kullanılma biçimlerine giderek de kütüphanelerin üstlendiği akademik, bilimsel ve sosyal role yönelik pek çok değişiklik getirmiştir. Bunların başında kütüphanelerin kentin yoğun kullanılan merkezi yapılar olma özelliğini, bilgiyi temsil eden ana simge olma niteliğini yitirme, bir anlamda itibarını kaybetme riski gelmektedir. Bu durum kütüphane kavramının değişen koşullar içinde yeniden ele alınmasını getirmiş, bir yandan kütüphanede biriktirilen bilgiler ve onların biriktirilme ortamları çeşitlenirken öte yandan barındırdıkları işlevler de çeşitlendirilmiştir. Çağdaş anlayış içinde kütüphane içinde pek çok kültürel ve entelektüel eylemin yer aldığı bir sosyal merkez, toplumsal belleğin temsil edildiği bir simge, kentlilik ve aidiyet bilincinin yerleştirildiği sosyal bir ortam olarak algılanmaktadır. Bu tanım içinde kent mekanının bir parçası, bir toplanma ve buluşma ortamı, çağdaşlık ve gelişmişlik simgesi, bilgi toplumunun şeffaflaşmasının bir aracı olarak görülmektedir.

Kazakistan’da yeni kurulan başkent Astana Kazak toplumunun çağdaşlaşma kararlılığının bir simgesidir. Gerek öncelikli olarak programlanan yapılar, gerekse bu yapılara yönelik mimari tercihler Astana’nın örnek bir başkent olması, çağın en yeni teknoloji ve yaklaşımlarının temsil edilme çabasının bir sonucudur. Nitekim son on yılda büyük hızla devam eden imar çalışmaları Astana’yı çağdaş ve örnek başkent yapacak yapıları barındırmakla kalmamış, bunların özgün mimari örnekler olarak gerçekleştirilmesine özen göstermiştir.

Bu anlayışın bir sonucu olarak son yıllarda Kazakistan’da yapılacak pek çok yapı için uluslararası mimarlık ofislerinden teklifler alınmış, mimarlığın ana ekseninde belirleyici olan pek çok mimar Kazakistan’da projeler gerçekleştirmiştir. Astana’da bir milli kütüphane yapısı gündeme geldiğinde de aralarında burada sunulan projenin de yer aldığı çok sayıda öneri proje ısmarlanmış bunlar arasından bir seçime gidilmiştir. Öte yandan ne yazık ki bu projeler uluslararası standartlara uygun bir yarışma geleneği ve onu destekleyen bir kurumsal yapı içinde değerlendirilmemektedir. Farklı gruplardan farklı zamanlarda talep edilen projeler gruplara iletilen program hatta kimi zaman yer seçimi bazında farklılık göstermekte, seçim aşamasında da sadece proje değil, projeyi gerçekleştirmek üzere sunan yapımcı firmanın öngördüğü yapım koşulları, örneğin süre ve bütçe gibi girdiler de etkili olmaktadır. Burada sunulan öneri yurtdışında faaliyet gösteren SML inşaat firması tarafından Kazakistan yetkililerine sunulmuş, yapılan ilk aşama değerlendirmesinde aralarında Zaha Hadid gibi mimarların da yer aldığı yedi ayrı öneri arasından bu önerinin seçildiği ifade edilmiş, ancak gelişen süreç içinde yeni program beklentileri ve yer değişikliği içerecek biçimde farklı öneriler alınmaya devam edilmiştir. Bu ikinci aşamada ise basından öğrenilebildiği kadarı ile Danimarka kökenli Big grubunun önerisinin benimsendiği anlaşılmaktadır.

Burada sunulan ve Celal Abdi Güzer Mimarlık Atölyesi tarafından geliştirilen Astana Milli Kütüphane önerisi bir yandan kütüphane kavramının çağdaş gereksinimlerini karşılamaya çalışırken öte yandan Astana’da süreklilik gösteren çağdaş mimarlık anlayışı ile süreklilik kurmaya çalışmakta, bu anlamda büyük bir resmin tamamlayıcı bir ögesi olarak ele alınmaktadır. Öneride ayrıca Kazakistan’ın fiziksel, kültürel, sosyal ve tarihi bağlamı, modern bir anlayış içinde, yapının ana kurgusunun belirleyici unsurları olarak ele alınmaktadır.

Astana topografik olarak düz bir alanda planlı olarak gelişen bir şehirdir. Bu düzlük içinde yapılar kaçınılmaz olarak ana topografik öge niteliğindedir. Benzer biçimde Kazakistan da genel olarak büyük düzlükler ve onlarla tezat oluşturan tepelerden oluşmaktadır. Düzlüklerin içinde yer alan tepeler Kazakistan kırsalının hakim imajıdır. Astana kütüphane projesinin çıkış düşüncesini hem kent ölçeğinde hem de Kazakistan ölçeğinde tekrar eden bu imaj oluşturmuş, kütüphanenin adeta yapay bir topografya gibi Astana düzlüğünün tamamlayıcı parçası olması hedeflenmiştir. Bir anlamda yapay bir dağ gibi ele alınan kütüphane yapısı aynı zamanda sembolik bir değer kazanmakta, bir “bilgi dağı”, “bilgi tapınağı” imajı vermektedir. Böylelikle kentin temel işlevlerinden birini barındıran bu yapının çevresindeki yapılardan kolayca ayırt edilerek ve temsili bir değer kazanarak öne çıkması hedeflenmektedir. Yapı basit bir dağ simülasyonu değildir. Yapıyı oluşturan tektonik duvarlar insan elinden çıkmış bir nesne ve sanat objesi olacak biçimde şekillendirilmiş, Astana’yı ve barındırdığı mimarlık birikimini de temsil edecek bir işaret yapı elde edilmesine çalışılmıştır.

Yapı birbirini takip eden ve giderek yükselen paralel duvarlardan oluşmaktadır. Yerden çıkarak yükselen bu duvarlar yapıyı bir yandan ait olduğu yerin bir parçası yaparken öte yandan nihai biçimi denetleyen temel unsurları oluşturmaktadır. Araları 3 m. açıklı paralel duvarlardan oluşan bu sistem aynı zamanda yapının temel taşıyıcı omurgasını oluşturmakta, tesisat kanalları, merdiven çekirdekleri ve tesisat şaftları için de bir altyapı sunmaktadır. Bu ikili duvar sisteminin arasında kalan daha büyük boşluklara ana kullanım hacimleri asılmakta ve bu bölümler şeffaf cam bir örtü ile kapatılmaktadır. Sonuç ürün olarak beliren piramidimsi biçim kütüphane işlevlerinin dağılımında kolaylık sağlamakta, büyük m2 li geniş toplulukların kullanımına ayrılan sosyal mekanlar altlarda, daha özelleşmiş kullanımlar giderek daralan üst katlarda yer almaktadır. Sürekli üstten ve denetimli olarak alınan ışık kütüphane ortamı için denetlenebilir bir aydınlatma sağlamaktadır. Burada duvar aralarındaki cam satıhların altında açılıp kapanabilen böylece ışık ve ısı seviyelerin denetlenebildiği ikinci bir örtü öngörülmektedir. Benzer biçimde cam satıhlardan pasif güneş enerjisinin yapıda kullanımına yönelik olarak yararlanılması düşünülmektedir.

Yapı Astana’daki zemin koşulları gözetilerek kısmen yer altında teşkil edilmiş, zemin kata bir miktar çıkılarak girilmesi öngörülmüştür. Bu yükselme aynı zamanda yapının anıtsal kimliğinin de bir gereğidir. Giriş katında gündelik kullanım ve sosyal etkinliklere yönelik işlevler yer almaktadır. Seminer ve gösteriler için toplantı salonları Devlet Başkanı Nazarbeyev’e ayrılmış bir müze ve kütüphanenin resepsiyon holü bu katta yer almaktadır. Bu katın üzerinde yer alan katlar dikey boşluklar ve büyük açıklıklarla birbirine açılmakta böylelikle zemin katlardan kütüphanenin diğer katlarındaki etkinlik ve birikim algılanabilmektedir. Gerek katlar arasındaki bu geçirgenlik gerekse yapının şeffaf cam yüzeyi bilgi toplumunun şeffaflığını, bilginin ulaşılabilirliğini simgelemektedir. Kütüphane işlevleri de gene genel kullanımlardan özel kullanımlara gidecek biçimde alttan üste doğru sıralanmış ve en üst iki kat kütüphanenin yaşatılmasında etkili olacak Nazarbeyev Vakfı’nın kullanımına ayrılmıştır. Yapının tepesinde en üst bölümde ise bir sera yer almaktadır. İç mekan bitkilerinin yapının diğer katlarında da yoğun olarak kullanılması düşünülmektedir. Kütüphane katlarında kitaplar ağırlıklı olarak sütrüktürü de oluşturan çift cidarlı duvarların içinde düzenlenmekte, böylece denetimli ve sınıflamalara uygun olarak düzenlenebilir alt alanlar elde edilmektedir. Ara boşluklar daha çok araştırmacı ve okuyuculara ayrılmıştır. Tesisatın taşıyıcı sistemi oluşturan paralel duvarlar arasında çözülmesi bütün hacimlere verimli ve sürekli tesisat ulaşımını getirmekte, asma tavanı bir zorunluluk olmaktan çıkarmaktadır. Asma tavan sadece özel ışıklandırma ve tesisat gerektiren alanlarda kullanılacaktır.

Yapının tüm organik dışavurumuna karşın tektonik ve taşıyıcı düzeni sistemli bir altyapı barındırmakta, perde duvar ve taşıyıcılar tekrar eden bir düzen sunmaktadır. Bu düzen organik bir form ve estetik bir dışavurum sağlamak üzere kasıtlı olarak 90 dereceli bir geometrinin dışına çıkarılmakta, böylelikle yapı içinde ve dışında sürpriz mekanlar, alternatif mekansal deneyimler oluşması sağlanmaktadır. Bu yapının en önemli özelliklerinden biri cepheleri ile çatısının iç içe ele alınmış olması üst kaplamayı oluşturan satıhların organik bir form içinde aynı zamanda cepheyi de oluşturmasıdır.

Öneri kütüphane kentsel ölçekte karşıt iki tarafından girilebilen ve içinden geçilebilen böylelikle kentin ve sokağın bir uzantısı gibi algılanabilecek bir yapıdır. Şeffaflığı nedeni ile kentin iki ayrı yakasını bağlayan, iki farklı yönün birbirine akmasını sağlayan bir yapıdır. Bu iki ana giriş işlevler bazında ayrılabileceği gibi uygun havalarda sokağın bir devamı gibi de algılanabilir. Yapının konferans salonu, servis ve otopark girişleri için ayrı alanlardan yaklaşım öngörülmüş, benzer biçimde yangın kaçış noktaları düzenlenmiştir. Özellikle gece ışıklandırmasında yapının tüm biçiminin bir ışık kütlesi olarak öne çıkacağı böylelikle gece görüntüsünün alternatif bir simgesellik sergileyeceği düşünülmüştür. Yapının iki temel malzemesi masifliği simgeleyen taş ve şeffaflığı simgeleyen camdır. Tüm mimari dil bu iki karşıtlığın sürekliliği ve uyumu üzerine kurulmuştur.

Özetle Astana Milli Kütüphanesi kendi barındırdığı işlevle sınırlı olmayacak, tüm Astana hatta Kazakistan ölçeğinde simgeleşerek kentsel bir odak işlevi görecek bir yapı olarak ele alınmıştır. Bu anlama yapının barındırdığı yerel referanslar içinde yer aldığı coğrafya ve kültürle aidiyet ilişkisini güçlendirmektedir.